Bencillik, cahillik ve önyargı…

Ağu 31

Salı oldu ancak klavyenin başına geçebildim. Hafta inanılmaz hızlı aktı zaten, gün nasıl bitiveriyor anlamıyorum. Cuma akşamı gece 11′de çıkabildim ofisten, gece 12′de ancak eve geldim. Daha yastığa kafam değmeden uyuyuvermişim. Cumartesi günü misafirler geldi gitti, pazar günü de piknik yaptık. Değirmendeki işgalci kadınla kavga ettim. Ada’yla ve adalı olmakla ilgili bir yazı daha yazacağım orada anlatırım genişçe neler olduğunu.

Dün 30 Ağustos’tu ve fener alayı yine yoktu :( Gerçekten acaip üzüldüm. Geçen yıl Şemdinli’deki şehit haberleri dolayısıyla son dakikada iptal edilmişti. Fakat bu yıl yapılmaması bana tuhaf geldi. GG’sel sebeplerle şimdilik bir şey demiyorum. Hem olayı tam olarak bilmeden de konuşmak doğru olmaz.

Bu aralar temiz havadan mıdır, anne yemeklerinden midir nedir bilmem, kendi kendime düşünmeye sardım. Son zamanlardaki tavan yapmış asabiyetimi, kendimi dinleyerek çözmeye çalışıyorum. Ayrıca yine kendi kendime bir sürü tavsiyede bulunuyorum son zamanlarda..

Öncelikle, insanların genelinin 3 temel sorunu olduğunu farkettim: bencillik, cahillik ve ön yargı. Aslında önyargı bencillik ve cahilliğin kesişimi gibi, ikisinden de bir şeyler içeriyor. Sanırım “bencillik” olayını düşünmeye başlamama gazete bayiinin önünde şak diye önüme geçen amcayla, klüpteki büfede 10 dakika sıra bekledikten sonra langırt diye beni itekleyip sipariş veren teyze sebep oldu. “Bu insanlar neden sağlarına, sollarına bakmadan böyle bir terbiyesizlik yapıyorlar ki?” diye düşünürken ampüller yandı. “Onlar o kadar bencil ki, sadece kendilerini görüyorlar. Sadece kendilerine hizmet edilsin istiyorlar…”

Bencillik cidden fena bir şey. Şimdi elimden geldiğince dikkat ediyorum bencillik yapmamaya ama bundan 4 yıl önce dev bir öküzlük etmiştim. Hayatımın dersini verdi bu bana.

2005 yılının aralık ayında artık okuldan iyice nefret edip, ben neden bu bölümü seçtim diye kafamı duvardan duvara vururken bozuk ruh halimle beraber panik ataklarım da tavan yapmıştı. O vakte kadar annemden özenle sakladığım ruhsal problemlerimden olan “panik atak”ı anneme bir gün telefonda höykürürken söyleyiverdim. (Ps. o zamanlar yurtta kalıyordum ve evimden uzaklarda yalnız bir kovboydum). Annem de beni sakinleştirdi falan haftasonu eve gel konuşuruz dedi. O sırada vize haftamdı ve ben öküzlemesine çalışıyor ve ağlıyordum. Cumartesi günü eve gelip anneme biraz daha ağladığımda (((anne, ölüm anıma kitleniyorum, nefes alamıyorum, kalbim duracak gibi oluyor… o dakika 10 defa ölüp diriliyorum))) annem bana kötü bir haberi olduğunu, babamın çok ciddi bir kalp krizi geçirdiğini ve 3 defa ölüp dirildiğini (gerçek anlamda) 1 haftadır yoğun bakımda olduğunu söyledi. Yaşadığım şoku anlatmama imkan yok sanırım. Bencilliğimden o kadar utandım ki… 1 haftadır babamla doğru dürüst konuşmamış olduğumu bile o an farkettim. Önce aklıma annemi arayıp babamın şarjı mı bitti yine yaee dediğimde, yok telefonunu düşürmüş bir arkadaşındaymış alacakmış vs diye oyalaması geldi. Sonra benim telefonuma gelen “Çok büyük geçmiş olsun abi.” mesajını yorumlayamamam… Hayatımdaki en büyük şoklardan biri oldu.

((Zeynep, bu mini paragraf sana… Denk gelir misin bilmiyorum ama şimdiden bu kadar güçlü durabildiğin için tebrik ediyorum seni. Baban sana yukarıdan gülümsüyordur eminim…))

Neyse, o günden sonra bencillik yapmamaya özen gösterdim. Tabii burada şuna da dikkat etmek lazım, bencil olmayacağım diye insan kendini de sömürtmemeli. İnsan iş hayatına girince bu sömürme-sömürülme olayını iyice gözlemliyor. Etraf çakal ve daha beteri sırtlan dolu. Bir kaç tane de akbaba ve leş kargası tanıdım. Bir nev’i hayvanlar alemi.

Sözün özü, insanların bencil ve BENci olması beni deli ediyor. “Her şey BENİM için, hep BANA, en iyi BEN BİLİRİM, BENCE, BANA GÖRE, ÖNCE BEN… İnsan bir adım geri atıp dışarıdan bakmalı. Benim içim artık rahat. En azından çabalıyorum.

Cahilliğe gelince, çoğul hale gelince iyice çekilmez oluyor. Cahil insanlar sürüsü kadar tehlikeli bir şey yok. Kolayca gaza gelen, yakan, yıkan bir topluluk oluyorlar. Cahillerden daha kötüsü cahil olmadığını savunan insanlar. İşte o insanlar hem bencil hem cahil olanlar. Önyargıyla, empati kurmadan hareket edenler. Susup dinleyip anlamaya çalışmaktansa, bağırıp çağırıp cevap verenler.

Sanırım hayvanları sevmemin en büyük sebebi bencil olmamaları. İnsan olmak bencil olmaksa, ben istifa ediyorum arkadaş.

7 comments

  1. Bencillik, cahillik ve önyargı… http://goo.gl/fb/J6Mfg

    This comment was originally posted on Twitter

  2. "Aslında önyargı bencillik ve cahilliğin kesişimi gibi, ikisinden de bir şeyler içeriyor." dogru tespit ;)

    This comment was originally posted on FriendFeed

  3. tenk fu :)

    This comment was originally posted on FriendFeed

  4. "Cahillerden daha kötüsü cahil olmadığını savunan insanlar. İşte o insanlar hem bencil hem cahil olanlar" ve + olarak bencil olduğunun farkında olmayanlar insanlar..Malesef heryerdeler… Ben bencil olmayacağım dersen, sömürülüyorsun Birge, öyle yada böyle sömürüyor insanlar

    This comment was originally posted on FriendFeed

  5. "Cahillerden daha kötüsü cahil olmadığını savunan insanlar. İşte o insanlar hem bencil hem cahil olanlar" ve + olarak bencil olduğunun farkında olmayanlar insanlar..Malesef heryerdeler… bencil olmayacağım dersen, sömürülüyorsun Birge, öyle yada böyle sömürüyor insanlar

    This comment was originally posted on FriendFeed

  6. yine de arada ince bir çizgi olduğuna inanıyorum (inanmak istiyorum)

    This comment was originally posted on FriendFeed

  7. Ali /

    Güzel yazı, bi aferini hak etmişsin.

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.